Genital Hastalıklar

Myom Tedavisi

myome22

Miyom Nedir? Tıbbi olarak fibroid, leiomyoma,myom adı da verilen miyomlar düz kas ve bağ dokusu içeren iyi huylu (kanser olmayan) kitlelerdir.Sıklıkla ur olarak tanımlanır.

Devamını oku: Myom Tedavisi

 

Smear Testi

smear-test

Papanicolau smear (veya Pap - smear testi, simir testi)  rahim ağzı kanserinin erken tanısı için bir sitolojik tarama yöntemi olarak ortaya konulması ile rahimağzı kanserinden

Devamını oku: Smear Testi

   

Yumurtalık Kanseri

rahim-kanseri

Yumurtalıklar, Vücudun alt karın bölgesinde rahmin her iki yanında yer alan bir çift organdır. Büyükleri birer badem kadardır. İşlevleri yumurta üretmek ve dişilik hormonu salgılamaktır.

Devamını oku: Yumurtalık Kanseri

 

Vajinismus Tedavisi

vajinismus-tedavisi

Vajinismusu genel olarak tanımladığımız zaman fiziksel bir engel olmamasına rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi, verememesi olarak tanımlıyoruz.

Devamını oku: Vajinismus Tedavisi

   

Orgazm Olamama

orgazm-tedavisi

Kadın için de erkek için de, cinsel yanıt döngüsü,  istek-uyarılma-orgazm sırasını izler. Cinsel istek duyarak, herhangi  bir cinsel etkinliğe girişildiğinde , cinsel uyarılma olur.

Devamını oku: Orgazm Olamama

 

Vajinal Akıntı

vajinal-akinti

Vajinal akıntı , özellikle üreme çağı kadınlarda görülen ve günlük yaşamı etkileyen rahatsızlıklardandır.Aslında tüm vajinal akıntı yakınmalarının altında bir problem yoktur,

Devamını oku: Vajinal Akıntı

   

Kist Nedir?

kist-nedir

Kadında hayatının bir döneminde yumurtalıklarında kist saptanabilir. Çoğu  zaman herhangi bir tedavi dahi gerektirmeyen bu lezyonlar büyük olasılıkla hiçbir belirti de vermezler.

Devamını oku: Kist Nedir?

 

Genital Tüberküloz

genitaltuberkuloz

Tüberküloz, halk arasında verem (ince hastalık) olarak bilinir. 50 yıldır tedavisi bilindiği halde, yılda 3 milyondan fazla kişi bu hastalık nedeniyle ölmektedir. Ülkemiz tüberkilozun sık görüldüğü ülkelerden biridir.

Devamını oku: Genital Tüberküloz

   

Genital Siğiller

HPV enfeksiyonu nedir?
Human papilloma virus (hpv) enfeksiyonu cinsel yolla bulaşır ve genital siğil olarak bilinen kondilomları oluşturur. Hiç ilişkiye girmemiş kişilerde enfeksiyon görülmez, ancak enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması ile de hastalık bulaşabilir. Siğiller enfeksiyon alındıktan 1-6 ay sonra gelişir.Virus ile temas eden herkeste enfeksiyon bulguları ortaya çıkmaz, ancak kondülom ortaya çıkan bireylerin % 60-90'ında partnerde de virüs olduğu saptanmıştır.Genital siğiller, kadın ve erkekte en sık dış genital bölgede, makat etrafında , idrar kanalı çevresinde ,vajinada, rahim ağzında ve nadiren de ağızda oluşur. Bu siğiller karnıbahar görünümünde bazen kanayabilen, yanma, kaşıntı yapabilen ağrısız oluşumlardır. Tek veya çok sayıda, bazen toplu iğne başı kadar ufak, bazen de 4-5 cm çapında olabilirler. HPV vücuda girdiğinde hücre DNA'sı içine yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol açarak tekrarlayan enfeksiyonlar oluşturur. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir. Son yıllarda bazı tiplerinin 4-5 yıl gibi bir sürede vücuttan atılabildiği ve enfeksyonun tamamen kaybolabildiği sanılmaktadır. Virus ile temas eden herkeste enfeksiyon bulguları ortaya çıkmaz, aslında çoğu kişide HPV, vücudun savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirilir. Bir başka durumda ise hasta virüsü taşır ancak kişide uzun süre hiçbir belirti görülmez. Bu durum enfekte kişinin hastalığı yaymasına engel değildir ve ilişkide bulunduklarına hastalığı bulaştırabilir. Kendisinde hastalık görülmeyip virüsü bulaştırabilen bu kişilere "taşıyıcı" (portör) denilir. Bu yüzden biz cinsel olarak aktif kadınların yılda bir defa pap smear testi yaptırmalarını önermekteyiz.
HPV ve kanser
HPV'nin şu an bilinen ve sınıflanan 100'e yakın alt tipi vardır. Az riskli virüsler genelde PAP smearda ortaya çıkan ASCUS ,SIL, CIN (Cin 1, CİN 2, CİN 3 ) gibi değişimlere neden olur. HPV tip 16, 18, 31, 33, 35 ve 52 ise rahim ağzı kanserlerinden sorumludur. Bu nedenle HPV tiplendirilmesi çok önemlidir. Genetik laboratuvarlarında HPV DNA tiplemesi moleküler biyoloji tetkikleriyle günümüzde kolaylıkla yapılmaktadır. Rahim ağzı kanseri tanısı konmuş kadınların % 95'inde HPV virüsü saptanmaktadır. Rahim ağzı kanserinin(serviks kanseri) en önemli, hatta belki de tek nedeni HPV enfeksiyonudur. Bu nedenle enfekte kişiler pap smear testi ve gerektiğinde kolposkopi ile izlenmelidir. Genital siğil (kondilom) varlığında bu virüsün bulaştırıcılığı çok daha fazladır ve bu kondilomların yakılması ile virüsün bulaştırıcılığı azalarak hastalık nekahat dönemine girer. Bu dönem ne kadar uzunsa bulaştırıcılık da o oranda azalmaktadır. Rahim ağzı kanseri, kadınlarda görülen kanserler arasında meme ve akciğerden sonra 3. sırada yer alır ve öldürücü bir kanserdir. Ancak kanser türleri arasında önlenebilir olması açısından ayrı bir öneme sahiptir. Serviks kanserini önlemenin yolu düzenli aralıklarla pap smear alınmasıdır.
HPV tanı ve tedavisi
Genital siğillerin görülmesi HPV tanısını koydurur. HPV'nin rahim ağzında yaptığı değişimler ise pap- smear testinde saptanır. Pap smear (rahim ağzı kanseri taraması) testi ömür boyunca 6 ayda bir yapılmalıdır. Şüpheli durumlarda rahim ağzı kolposkop denilen bir cihaz ile incelenir . Şüpheli lezyondan alınacak küçük bir parçanın patolojin incelenmesi kesin tanıyı koydurur. Daha sonra hastalığının derecesine göre rahim ağzındaki anormal bölge LEEP ya da konizasyon ile çıkartılır ve hasta pap smear ile düzenli kontrollere aIınır. SIL ileri evre ise, hasta başka çocuk istemiyorsa ya da 40 yaşın üzerindeyse rahimin alınması (histerektomi) düşünülebilinir.
PAP smearda HPV'ye bağlı olduğu düşünülen değişimler ( özellikle koilosit hücreleri ve koilosit görünümü) saptandığında aynı materyal içinde HPV'ye ait DNA incelemeleri yapılarak HPV varlığı ve tipi saptanabilir. Örneğin rahim ağzı kanserlerinin % 50'sinde HPV tip 16 saptanmaktadır. Kondilom tanısı konan kişilerin partnerleri de mutlaka muayene olmalı ve genital siğili varsa tedavi edilmelidir. Çünkü tedavi edilmemiş bir eş enfeksiyonun sürekli yeniden bulaşmasına neden olabilir. Erkeklerde siğil yoksa HPV'nin saptanması mümkün değildir. Çünkü HPV kanda tesbit edilemez.
HPV enfeksiyonunun tedavisinde temel prensip nüksleri en aza indirmek için kitlelerin mümkün olduğunca temizlenmesidir. Lezyonlar küçük ise virüslere etkili ilaçlar lokal olarak kullanılır. Büyük lezyonlar koterizasyon yoluyla yakılarak tedavi edilir. Lezyonlar çok yaygın ise cerrahi yol ile çıkarılabilinir. Lezyonlar kaybolsa da hastalığın ve bulaştırma riskinin devam edebileceği konusunda hasta uyarılmalıdır.
Gebelikte HPV enfeksiyonunun önemi
Bazen kitlelerinin aşırı büyümesi doğum kanalının tıkayarak vajinal yolla normal doğuma engel olur. Bebek doğumda esnasında, doğum kanalından geçerken HPV'yi kapabilir.Virüsün bulaşması bebeğinin larinksinde (ses tellerinin bulunduğu organ) papillomlar (ufak kitleler , laringeal papillomatozis) oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle kondilom varlığında ve kondilom öyküsünde hamilelere sezeryan önerilir.
Nasıl Korunmalı?
HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda alınan genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak şüpheli ilişkilerde kondom kullanımı bile korunmaya yetmez. Cinsel temas esnasında, erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da kadından erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden kondilom lezyonları olanlarla ilişkiden kaçınılmalıdır.

genitalsigil

HPV enfeksiyonu nedir?  Human papilloma virus (hpv) enfeksiyonu cinsel yolla bulaşır ve genital siğil olarak bilinen kondilomları oluşturur. Hiç ilişkiye girmemiş kişilerde enfeksiyon görülmez, ancak enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması ile de hastalık bulaşabilir.

Devamını oku: Genital Siğiller

 

Myom nedir?

MYOMLAR (Myoma Uteri) ve TEDAVİSİ
Myom nedir?
Kadınlarda en sık rastlanan iyi huylu tümörlerdir, rahim düz kaslarından gelişir. Doğurganlık çağında her dört kadından birinde görülür. Halk arasında "ur" denilen myomlar ,tıp dilinde fibroid, uterin fibroid, leiomyoma, myoma uteri gibi isimlerle adlandırılır.
Rahim duvarının bir çok myom ile patates çuvalı gibi büyümesi durumuna "Uterin myomatosis", rahmi bütün olarak büyüten myoma "Kugel myom" adı verilir. Bazen rahim içinden köken alan saplı myom vajina içine kadar uzanır (vajene doğmuş myom).
Kesin nedenleri bilinmemekle birlikte doğurmamışlarda, şişmanlarda, yumurtlaması olmayanlarda( karşılanmayan östrojen), siyah ırkta, aile öyküsünde myom olanlarda(genetik faktör) daha sık izlenmektedir. Myomlar genelde birden fazla sayıdadır ve rahmi büyütürler. Büyüklükleri toplu iğne başından karpuz büyüklüğüne kadar değişebilir.
Myom gelişiminin hormonlar ile ilgisi olabilir :
-Ergenlik öncesi çok nadir görülürler.
-En sık rastlandığı dönem yumurtlamanın bozulduğu, östrojenin karşılanmadığı menopoz öncesi 40'lı yaşlardır.
-Myomu olanlarda östrojen fazlalığına bağlı olarak gelişen diğer hastalıklar yani yumurtlama bozuklukları, hiperplazi(rahim iç duvarının kalınlaşması) ve polipler daha sık izlenir.
-Myomlar, kadınlık hormonlarının(estrojen ve progesteron) yüksek olduğu gebelik döneminde daha hızlı büyürler.
-Kadınlık hormonlarını baskılayan ve menopoz benzeri durum yaratan ilaçlar myomları küçültür.
-Menopozdan sonra myomların büyümesi durur veya geriler, yeni myom pek izlenmez.
Myom Tipleri
Submuköz Myom
Rahim içindeki "endometrium" tabakasının altında yerleşmiştir. Submüköz myomlar nadir görülmesine rağmen , adet düzensizlikleri ve aşırı kanamalara neden olabilir. Düşük ve kısırlığa en çok neden olan myomlar bu tiplerdir. Bu nedenlerle cerrahi olarak çıkartılması gerekir.Çıkarılmaları genelde vajinal yoldan girilerek(histereskopi ) myom sapının kesilmesi ile yapılır.
İntramural Myom
Rahmi oluşturan kas tabakasının (duvarın) içinde yer alan myomlardır.
Subseröz Myom
Rahmin dış yüzünden köken alan ve dışarı doğru büyüyen myomlardır. Genelde kanama ve kasık ağrısı gibi problemler yaratmaz.
Saplı Myom
Herhangi bir subseröz ya da submüköz myom büyümeye devam eder ve rahim ile bağlantısı sadece ince bir bağ ile sağlanır.
Eğer myom kendi etrafında dönerse sapı yani dolayısı ile kan bağlantısı da bozulur ve myom nüvesinde "dejenerasyon" meydana gelir. Eğer myomun sapı geniş bir tabana oturmuş ise buna "sessile tipte myom" adı verilir.
İnterligamenter Myom
Rahmi yerinde tutan ve "ligaman" adı verilen bağların arasında gelişen tümörlerdir. Bunların çıkartılması son derece güçtür.
Paraziter Myom
Büyüyen myom nüvesi başka bir organa yanaşıp buna yapışırsa bir süre sonra rahim ile arasındaki bağlantı kopabilir ve myom yeni bağlandığı dokudan beslenmeye başlayabilir. Bu durumda parazitik myom'dan söz edilir.
Myom ve gebelik
Myomlar gebelikte genellikle büyür. Myomlu gebelerin çoğunda hamilelik süresince hiç bir problem çıkmayacağı gibi, bazı durumlarda abortus (düşük yapma), erken doğum (preterm eylem), ıntrauterin fetal ölüm (rahim içindeki bebeğin kaybı), erken membran rüptürü (suyun erken gelmesi), prezentasyon anomalileri (rahim içinda bebeğin duruş problemleri) ve sezeryan riskleri daha sık görülmektedir.
Myomu olan kadınlar normal doğum yapabilir, ancak doğumu engeleyen büyük myomlu gebelerde ve myomun cerrahi olarak çıkarılması gereken durumlarda sezaryen yapılabilir. Daha önce myomektomi yapılmış gebelerde ise sezeryen tercih edilir.
Myomlarda görülen belirti ve şikayetler nelerdir ?
Her zaman bir belirti olmayabilir. Myomu olanların sadece %20-30'unda myoma bağlı şikayetler ortaya çıkar. Diğerleri 6 ayda bir izlenmelidir. En sık görülen şikayetler;
1. Adet Düzensizliği
Myomlu kadınların yaklaşık %30'unda adet kanamaları normalden fazla olur. Fazla kanamaya yol açan myomlar, submüköz ve intramural tiplerdir. Bu fazla kanamalar bir süre sonra kansızlığa yani "anemi"ye neden olur. Bazı myom türleri ise kanama fazlalığı ile birlikte ara kanamalara da yol açabilir.
2. Kasık ağrıları
Myomda ağrı nadirdir. Genellikle adet sırasında kramp tarzında olur. Adetleri daha önce ağrısız olan kadında birden bire ağrıların olması teşhiste myomu akla getirmelidir. Ağrının nedeni, rahimin myomu atmak için yaptığı kasılmalar olabilir ya da büyümüş bir myom etrafındaki dokulara ve sinirlere baskı yaparak ağrıya neden olabilir. Bu durum daha çok bel ağrısı olarak hissedilir. Dejenere olan ya da etrafında dönerek kanlanması bozulan myom ani ve bıçak saplanır tarzda ağrılara neden olabilir.
3. Karında şişlik
Mesaneye bası yaparsa sık idrara çıkma, rektuma (barsağın en son kısmı) bası yaparsa gaz ve kabızlığa yol açabilir.
4. Kısırlık (İnfertilite) ve gebelik problemleri
Myomlar kadının gebe kalmasını engelleyebilir. 5 cm. 'den büyük myomlarda gebelik öncesi operasyon gerekebilir. Myomlar düşüğe ve erken doğuma neden olabilir. Doğum esnasında doğum kanalını tıkayarak normal doğumu engelleyebilir. Doğumdan sonra rahim kasılmalarının etkisiz olması nedeni ile fazla miktarda kanama görülebilir.
Myomlarda tedavi gerektiren durumlar nelerdir?
- kanama, ağrı veya mesane (idrar torbası) ve rektuma (kalın barsak son kısmı) bası olması
- myomda ani bir büyüme büyüme: eğer bu büyüme menopozdan sonra olmuş ise mutlaka araştırılması gerekir bu amaçla kürtaj yapılabilir.
-İdrar yollarına baskı ve idrar akışında güçlük ortaya çıkması
-kısırlık veya tüp bebek tedavisi gereken hastada , 0.5 cm'den büyük submüköz veya 5 cm'den büyük intramural myomun olması
-myomun kendi sapı etrafında dönmesi (torsiyon)
-myoma bağlı olarak karında sıvı toplanması
-myomda dejeneratif değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan akut karın tablosu (bulantı, kusma, karında hassasiyet, gaz çıkamada güçlük)
-rahim ağzından vajene uzanan myom (vajene doğmuş myom)
-myomun rahimi üç aylık gebelik cesametine kadar büyümesi
Myomun tedavisi
Myomların tedavisi cerrahidir. Myomu küçültmek için kullanılan ve geçici menopoz yaratan hormonal ilaçların pek fazla faydası yoktur. Bu tür ilaçlar kişilerdeki estrojen seviyesini düşürerek geçici bir süreliğine myom hacminde küçülme yapsa da bu durum tedaviden sonraki bir kaç ay içinde geriye döner.
Açık ya da kapalı ameliyatla(endoskopi) myomlar çıkarılabilir (myomektomi). Bu durum özellikle çocuk isteyen hastalarda düşünülür.
Çocuk istemeyen hastalarda veya rahimin korunmasının mümkün olamayacağı ileri derecede büyük myomlarda rahimin tümüyle alınması gerekebilir. Bu işlem çoğunlukla açık ameliyat şeklinde, uygun vakalarda ise kapalı ameliyat (laparoskopi- endoskopi) ile gerçekleştirilir. Hasta doğurganlık yaşlarında ise ve yumurtalıklarında herhangi bir patoloji yoksa , menopoza girmesin diye yumurtalıklar bırakılabilir. Rahimin alınması hastanın cinsel yaşamını etkilemez.
Myom kansere dönüşür mü?
Myomlarda kanser gelişimi (leomyosarkom) oldukça nadir görülür(1000'de 1) . Bu nedenle tüm myomların çıkarılmasına gererk yoktur. 6 aylık takipler yeterli olacaktır.

myomtedavisi

Myom nedir?  Kadınlarda en sık rastlanan iyi huylu tümörlerdir, rahim düz kaslarından gelişir. Doğurganlık çağında her dört kadından birinde görülür. Halk arasında "ur" denilen myomlar ,tıp dilinde fibroid, uterin fibroid, leiomyoma, myoma uteri gibi isimlerle adlandırılır. 

Devamını oku: Myom nedir?

   

Ürojinekoloji

urojinekoloji-b

İdrar kaçırma problemi genellikle orta yaşlı bayanlar ve ileri yaş grubu hastalarda görülen bir şikayettir. İdrar kaçırmalar içerisinde en sık görülen "Stres

Devamını oku: Ürojinekoloji